İsrail Usulü Halkla İlişkiler

Trajikomik bir şey anlatacağım size. Tüm dünyanın gözü önünde masum halkı ve çocukları katleden İsrail'in kendini dünyaya karşı savunması son yılların en komik senaryolarından biri. Bugün dediğini yarın yalanlamakla kalmayıp yine ertesi gün yalanlayacağı yeni bahaneler bulmakta epey mahir bir güruh var karşımızda ama işin daha komik kısmı ne biliyor musunuz? Bunları yutan, bizimle aynı havayı soluyan insanlar var. Peki nedir bu bahaneler? Bir hastaneyi bombaladıktan sonra kendinizi nasıl savunursunuz? "Üç yaşında olsa yine de  öldürürdüm" diyerek onüç yaşındaki bir yavruyu öldüren bir subayı nasıl temize çıkarırsınız? İşte size İsrail usulü halkla ilişkiler dersi.

1. Ölümlerle ilgili bir duyum almadık, araştırıyoruz.

Katliamın ilk günlerinde bu bahaneyi sündürerek istediğiniz kadar kullanabilirsiniz. Bağımsız (!) yayın organlarının haber kanallarında havada uçuşan kol ve bacaklar kazara görününceye kadar epey götürür bu sizi.

2. İnsanların öldürüldüğü doğru ama sebep bizim roketlerimizden biri değil.

"Bu böcekler zaten roket, füze kullanmayı da beceremiyorlar. Bize atmak isterken kendi ellerinde patlamış roketleri. Suç bizim değil." Bu bahaneyi epey yoğun bir şekilde kullanırlar ama roketlerin, silahların son teknoloji olduğu ve üzerinde kocaman İsrail logoları ortaya çıkarsa yeni bahaneyi şıppadanak yapıştırırlar.

3. Tamam onları öldürdük ama hepsi teröristti.

Ah şu müslümanların üstüne yapışıp kalan terörist damgası yok mu? Bu kimin suçu bilmem. Bizi terörist diye damgalamalarına rağmen yeterince boykot edemediğimiz dev şirketlerin mi yoksa sadece şeytanın mı? Bizim suçumuz olmasa gerek.

4. Tamam öldürdüklerimiz sivil halktı ama kalkan olarak kullanılıyorlardı.

Farkettiniz mi bilmem ama İsrail'in en çok kullandığı bahanelerden biridir bu. Hastaneyi bile bombaladılar ama hala bu bahaneyi kullanıyorlar. İnsanda böyle bir bahaneyi uydurabilmek için taştan bir yürek ve eşeklerinkinden daha kalın bir deri olması gerekir.

5. Tamam hata yaptık kabul ama en azından biz kazara öldürüyoruz. Onlar bizi kasten öldürüyorlar.

"Adamlar size gökyüzünden gül yağdırıyor, şu yaptığınıza bak. Siz müslümanlar ne kadar nankörsünüz?" İnanır mısınız yabancı basında mealen buna yakın açıklamalar görmek mümkün. Çok afedersiniz ama "oha"!

6. Tamam biz daha çok sivil insanı öldürdük ama bizden daha da kötü ülkeler var.

Sanki konumuz istatistikler, ölenler de sadece sayılardan ibaret. Öyle ya yaşlı köpek ölür, yavru köpek doğar. Sürüsüne bereket.

7. Neden İsrail'in üstüne bu kadar geliyorsunuz? Yoksa siz anti-semitist misiniz?

En sonuncusu en vurucu olanı. Mağduriyetten tutun da ırkçılığa kadar her türlü telden çalarlar ve başınızı başka tarafa çevirmeye sizi ikna ederler. 

Beni daha da fazla üzen şey ne biliyor musunuz? Ağaçta kalan kediler için protesto yapan hayvan sevenler Suriye'de, Gazze'de, Doğu Türkistan'da ölen müslümanlar için gıkını bile çıkarmıyor ya, işte ona üzülüyorum. Hadi onların gündemi farklı diyelim, bize ne oluyor? Neden yardım gönderemiyoruz taş zemine tebeşirle çizdiği annesinin kucağında uyuyan çocuğa? Ya da en azından kısık sesle de olsa neden dualarımızda yer vermiyoruz süt emmek için ölü annesinin yanıbaşında memesini arayan yavrulara?

Allah'ım sen affedicisin, affetmeyi seversin. Bizi de affet!  (Amin)

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Halep'in Halini Gözler Önüne Seren 10 Fotoğraf, Article has been viewed 905 times, Created by SarayliHalep'in Halini Gözler Önüne Seren 10 Fotoğraf...
Suriye'nin en büyük şehri... En güzellerinden biriydi Halep. Bir zamanlar beyaz mermeriyle ünlü bu tu...